Aynadaki Yüzün Değeri

Bazı insanlar, varoluşlarını anlamlı kılabilmek ve kendilerini değerli hissedebilmek için sürekli birilerinin sevgisine, ilgisine ya da onayına ihtiyaç duydukları yanılgısına düşerler. Oysa insanın gerçek değeri, başkalarının ona hangi gözlükle baktığında değil; aynanın karşısına geçtiğinde kendi gözlerinde ne gördüğünde saklıdır.

Kendini özel ve tam hissetmek için bir başkasının onayına ihtiyacın yok. Seni kıymetli kılan şey, birinin hayatında “seçilen” olmak değil; senin kendi varlığını bütünüyle kabul edebilmendir. Hayatın değişmez kuralıdır: Herkes gider, herkes değişir, en yakınındakiler bile bir gün sessizce uzaklaşabilir. Fakat insanın kendisiyle kurduğu o sessiz bağ, ömür boyu baki kalır. İşte bu yüzden insan, herkesten önce kendi kalbinde bir yurt edinmeli, önce kendi evine yerleşmelidir.

Bir mesaj gelmedi diye eksilmez, birisi seni anlamadı diye değersizleşmezsin. Herkes tarafından sevilmek, herkesin penceresinden güzel görünmek zorunda da değilsin. Bazı gözler seni görmeyi seçmiyor diye, içindeki cevherden hiçbir şey kaybetmezsin. Göğsünde taşıdığın o gizli merhamet, kimselere göstermediğin yaraların, verdiğin dilsiz mücadeleler ve tek başına göğüslediğin o karanlık geceler… İşte tüm bunlar, seni sen yapmaya ve özel kılmaya zaten yeterlidir.

İnsan bu gerçeği ne yazık ki bazen çok geç öğreniyor. Sürekli dışarıdan bir şefkat eli beklerken, aslında en büyük kuraklığı kendi ruhuna yaşattığını, kendine şefkat göstermeyi unuttuğunu fark ediyor. Oysa kendi yaralarını sarmayı, kendiyle baş başa kaldığında o yalnızlığı asil bir huzura dönüştürmeyi öğrenen bir insan, dünyada hiçbir zaman eksik hissetmez.

Unutma; senin değerin, birinin sana ayırdığı zaman ya da lütfettiği ilgiyle ölçülemez. Sen, sadece var olduğun için kıymetlisin. Hem de hiçbir sebebe, hiçbir şarta ve hiçbir dış onaya ihtiyaç duymadan…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir